DUYGUSAL ESNEKLİK VE DEĞER ODAKLI YAŞAM
- Neslihan Pekak
- 29 Ara 2025
- 2 dakikada okunur

Hepimiz bazen zihnimizdeki o yorucu sesle mücadele ederiz: "Yeterince iyi değilim," "Bunu yapmamalıydım," veya "Ya başarısız olursam?". Bu gürültü, bizi gerçekten neyin mutlu ettiğini anlamaktan, hatta kendi sesimizi duymaktan alıkoyar. Koçluk, bireyin kendi potansiyelini en üst düzeye çıkarmasına odaklanırken; Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT) ilkeleri, bu içsel savaşı bitirmenin ve hayatın zorluklarına karşı daha esnek olmanın somut yollarını gösterir.
Duygusal esneklik, zorlayıcı düşünce ve duygularla boğuşmak yerine, onlara yer açabilme ve bu durumlara rağmen değerlerimiz doğrultusunda yaşamaya devam edebilme yeteneğidir.
Bu özgürleşme yolculuğunda kişisel farkındalığı destekleyen ACTve koçluk adımları:
İpucu #1 - ŞİMDİKİ Anla Temas (Mindfulness): Gürültüden Arınmak
Hayatımızın önemli bir enerjisini, kontrolümüz dışında olan geçmişteki pişmanlıklara, korkulara ya da gelecekteki kaygılara harcıyoruz. Oysa koçluk felsefesi, insanın etkili olabileceği zamanın şimdi olduğunu vurgular. ACT'nin Şimdiki Anla Temas süreci, bizi meşgul eden dış faktörlerden ve kalabalığın sesinden sıyrılıp, bedensel ve zihinsel deneyimlerimizi yargılamadan fark etmeye davet eder. Amacı, kendimizi dış etkenlerin savurduğu dalgalar arasında bırakmak yerine, kendi yaşam amacımıza çapa atmaya hazırlamaktır.
İpucu #2 - Bilişsel Ayrışma (Defusion): Düşüncenİn Tuzağından Kurtulmak
Zihnimiz sürekli bir hikâye anlatır ve bu hikâyeler çoğunlukla varsayımlar veya yargılardır. ACT'nin Bilişsel Ayrışma süreci, bu düşüncelerin mutlak gerçekler değil, sadece zihinsel olaylar olduğunu görmemizi sağlar. Koçluk bakış açısıyla, bu, kişinin kendini engelleyen varsayımları temizlemesi anlamına gelir. Bir koç, kişinin kendi davranışlarının ve tepkilerinin ardındaki varsayımları ve temel korkuları görmesine eşlik ederek, bireyin kendi düşünce ve duygularından ayrı, gözlemleyen bir öz benliğe sahip olduğunu keşfetmesini sağlar.
"Zihnimiz sürekli bir hikâye anlatır ve bu hikâyeler çoğunlukla varsayımlar veya yargılardır."
İpucu #3 - Değerler NETLİĞİ: Pusulanızı BELİRLEMEK
Duygusal dayanıklılık, zorlayıcı deneyimlere rağmen anlamlı bir hayat sürdürmekten gelir. Bu anlamı bulmanın yolu değerlerimizi netleştirmektir; değerler ise, parmak izi gibi kişiye özeldir. Kişisel gelişim yolculuğunda amaç, başkalarının beklentilerine göre hareket etmekten vazgeçmek ve kendi doğrularına sadık kalma becerisi kazanmaktır. Kendi değerlerini tam olarak tanımlayan kişiler, içsel tatminsizliği tetikleyen dış etkilerden arınırlar. Bu süreç, öz saygımızı artırarak hayatımızın lideri konumuna geçmemizi sağlar.
İpucu #4 - Kararlı Eylem (Committed Action): Farkındalığı Harekete Dönüştürmek
ACT, zorlayıcı içsel deneyimlerle uzlaşmayı (kabul) öğrendikten sonra, sıra Kararlı Eylem almaktır. Koçluk süreci, farkındalığın eyleme dönüşmesini destekler. Birey, sadece neyi neden yaptığını anlamakla kalmaz, aynı zamanda bu farkındalığı somut aksiyonlara dönüştürmenin sorumluluğunu üstlenir.
Duygusal esneklik, bu sorumlulukta yatar: Kaygılar, korkular veya içsel eleştiriler (parazitler) var olsa bile, kişi kendi tercihlerini yaparak, hayatında bırakmak istediği izler için harekete geçer.
Hayat boyu yaptığımız hataların ve başımıza gelenlerin bıraktığı izler, bizi diğerlerinden ayıran, özgünleştiren çiziklerimiz ve çatlaklarımızdır. Bu anlam katan hatalara sahip çıkmak, içsel dayanıklılığın temelidir. Böylece, değişimi kabul ederek kendini daha iyi bir versiyonuna dönüştürebilme gücüne ulaşırsın.
Kendi yaşamınızın kahramanı olarak, zihninizin savaş alanını terk edip değerleriniz doğrultusunda somut adımlar atmak istediğinizde, koçluk eğitimleri ve koçluk hizmeti, başvurabileceğiniz güçlü araçlardır.


